Destekten yoksun kalma tazminatı | Destekten yoksun kalma tazminatı davası nasıl açılır, şartları nedir

Destekten yoksun kalma tazminatı

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

19 Ocak 2018

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

TAZMİNAT DAVASI – ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT – AKTİF DÖNEM İÇİN GİYDİRİLMİŞ ÜCRET ÜZERİNDEN ORANLAMA YAPILMASININ YERİNDE OLUŞU – DAVALININ İSTİNAF YOLUNA BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜ – ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASI

ÖZET: Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Tazminat Davasında İddialar

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile: davacıların …… istikametinden Bursa istikametine seyir halinde iken tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, müteveffanın davacı olan anne babasına uzun yıllar destek olacağım belirterek, destekten yoksun kalmalarından dolayı şimdilik her bir davacı için 1.000,0 TL. ve ayrıca her davacı için 100,00 TL. cenaze gideri ve 100,00 TL. ulaşım gideri talep ettiklerini, bu tazminatların 18/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan .. .. … plakalı aracın 24/03/2015 – 2016 tarihleri arasındaki dönem için ZMM sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından dava şartının yerine getirilmeden yani sigorta şartına başvurmadan dava açtığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması Yerel Mahkemenin Kararı

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen kazada sürücü K. A’ın %75, yolcu olarak araçta bulunan V. A.’un %25 oranında kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama neticesinde; davacı anne S. A.’nun 56.783,85 TL., baba H. A.’nun ise 59.353,36 TL. destekten yoksun kaldığını, 1,684,40 TL. cenaze gideri, ve 260,00 TL. ulaşım gideri olduğu belirtilerek bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 20/05/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirretten tahsiline karar verilmiştir.

Trafik kazası tazminat

Tarafların İstinaf İtirazları

Davalı sigorta şirketi vekili İstinaf sebebi olarak; davacıların kazada vefat eden V. A.’un aynı zamanda mirasçıları olduğunu, ödeme yapılacak tazminat yönünden davalı sigorta şirketi tarafından bu davacılara rücu edileceğini, rücu edilmesinden dolayı davacıların uhdesinde alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, öncelikle davanın bu sebeple reddi gerektiğini, 6704 sayılı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik nedeniyle kendi ölümüne neden olan sürücülerin ve sürücülerin eylemlerinden sorumlu araç işletenlerinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası genel şartları gereğince de talebin teminat dışında kaldığını, hükme esas alınan tazminat hesaplamasında müteveffanın gelirinin brüt asgari ücretin 1,66 katı olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, aktif dönem için kaza tarihindeki bilinen son aylık net ücret ile aylık net asgari ücretin oranlanmak suretiyle katsayı belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini ve yine cenaze giderleri ve ulaşım giderlerinin dolaylı zarar kapsamında olmasından dolayı poliçe teminatı dışında olduğunu, bu kalemlerden dolayı verilen tazminat kararının doğru olmadığını belirterek, Bursa 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 26/09/2017 tarih 2016/706 Esas 2017/963 sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde; İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yeniden yargılama yapıldığı takdirde müvekkilleri için 260,00 TL ulaşım gideri, 1.687,40 TL defin gideri ile H. A. için 80.050,45 TL ve S. A. için 76.584,93 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İstinaf Mahkemesini Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararı Nedeniyle Kararı

Davacıların oğlu olan V. A.’un işleteni olduğu .. .. …. plakalı araçta yolcu olarak bulunurken, sürücü K. A.’ın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde V. A. vefat etmiştir.

Davacılar murisleri olan oğullarının ölümü nedeniyle; destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri ve ulaşım gideri maddi tazminatı kaza yapan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan davalı sigorta şirketinden talep etmektedirler.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı sigorta şirketi İstinaf yoluna müracaat ederek, kazada vefat eden V. A.’un kaza yapan aracın maliki yani işleteni olduğu, sürücü K. A.’ın ise alkolü ve ehliyetsiz olarak aracı kullandığını, bundan dolayı ödenecek tazminat nedeniyle işletenin mirasçılarına rücu edileceğini, ölenin mirasçılarının da davacılar olduğunu, bundan ötürü alacaklı/borçlu sıfatının davacılarda birleştiğim, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada; ölen V. A.’un brüt aylık geliri ile brüt asgari ücretin oranlandığını, oysaki net ücret ile net asgari ücretin oranlanması gerektiğini, bu sebeple hesaplamanın yanlış olduğunu, talep edilen cenaze ve defin giderlerinin dolaylı zarar olması nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğunu, ayrıca sigorta genel şartlarının 01/06/2015 tarihinde değiştiğini, yine 2918 sayılı Trafik ve Karayolları Kanununun 6704 sayılı torba yasa ile değiştirilmesi nedeniyle talep edilen tazminatın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalının istinaf yoluna başvuru sebepleri aşağıdaki şekilde tek tek değerlendirilmiştir.

Davalı vekili 01/06/015 tarihinde sigorta genel şartlarında, 2016 yılında ise Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapıldığını, bu değişiklik neticesinde; talep edilen tazminatın poliçe teminatı dışında kaldığını belirtmiş ise de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi 24/03/015 tarihinde düzenlenmiştir. Bu tarihten sonra sigorta genel şartlarında ve Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılmıştır. Poliçedeki teminatların kapsamı poliçenin düzenlendiği tarihe göre esas alınır.

Davalı tarafından istinaf sebebi olarak, alacaklı/borçlu sıfatının davacılar üzerinde birleştiği ileri sürülmüş ise de; davacıların destekten yoksun kalma talepleri miras ilişkisine dayalı olmayıp üçüncü kişi olarak zarar gören kapsamında hüküm altına alınan bir tazminat olması nedeniyle, davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı, yol gideri, cenaze ve defim giderlerini dolaylı zarar kapsamında olması nedeniyle poliçe teminatı dışında olduğunu belirtmiş ise de, ölüm sebebiyle yapılan giderler poliçe teminatı dahilinde olup talep edilebilecek tazminat türüdür. Davalı, bu tazminat kalemleri için müftülük ve belediye tarafından verilen cevabi yazılarda herhangi bir gider alınmadığı belirtilmesine rağmen bu kalemler yönünden tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, cenaze ve defin giderleri yerel örf ve adetlere göre alınan giderlerdir. Çoğu zaman bu giderlerin belgelendirilmesi mümkün değildir.

Ülkemizin bütün bölgelerinde mevlüdler okutulmakta, belli günler sayısınca taziye gelenler ağırlanmaktadır. Mahkemece, bu giderler yönünden müftülüğe ve belediye başkanlığına müzekkere yazılmıştır. Müftülük tarafından verilen cevabi yazıda; yapılan harcamaların rayiç değerinin bilinmediği belirtilmiş, belediye tarafından verilen cevabi yazıda ise; mezar yeri, yıkama işlemleri için ücret alınmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından ise müftülük ve belediye tarafından herhangi bir fiyat bildirilmediğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince memurlara yapılan cenaze yardımı bedeli kıyasen uygulanmıştır.

Cenaze ve defin gideri sadece mezar yeri bedeli ve yıkama giderinden ibaret değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi taziyede misafir ağırlanması, mevlüd okutulması, taziyeye gelenlere yemek verilmesi gibi giderleri de kapsamaktadır. Bu giderler çoğu zaman belgelendirilememektedir. Bu nedenle bilirkişi tarafından kıyasen devlet memurlarına yapılan yardımın esas alınması ve alınan miktar dairemizce piyasa şartlarına göre makul bulunmuştur. Ancak cenaze giderleri ortak yapılan ve bir defa yapılan giderlerdir. Her davacı için ayrı ayrı yapılmamaktadır. Her davacı ayrı ayrı cenaze gideri yapmış ise bunun açıklanması gerekmektedir.

Mevcut davada ne tür cenaze gideri yapıldığı açıklanmamıştır. Her bir davacının ayrı ayrı gider yaptığı da belirtilmemiştir. Sadece cenaze gideri talep edildiği belirtilmiştir. Bu sebeple her davacı için ayrı ayrı cenaze giderine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bundan dolayı bilirkişi tarafından makul miktar olarak kabul edilen devlet memurlarına ödenen bedel olan 843,70 TL’nin cenaze yardımı olarak yarı oranında davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. Bu sebeple; davacı H. A. için 421,85 TL, davacı S. A. için 421,85 TL cenaze yardımı olmak üzere her iki davacı için toplam 843,70 TL cenaze yardımı yapılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu hususta vermiş olduğu karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek bu şekilde hüküm altına alınmıştır.

Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için trafik kazası tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kısmen kabulüne karar verilerek;  hüküm kurulmuştur.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

18 Ocak 2018

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Uyuşmazlık yaşadığınız sigorta kuruluşu, Sigorta Tahkim Komisyonu’na kayıtlı ise ve müracaatta bulunduğunuzda sigorta kuruluşu talebinizi tamamıyla ya da kısmen red etmiş olabilir. Ya da talebinize müracaat tarihinden sonrası 15 iş günü (Trafik Sigortasında 15 gün) yazılı olarak yanıt vermediyse tahkime başvuru hakkınız bulunmaktadır. Tahkime Müracaat formunu noksansız doldurup ekindeki dokümanlarla beraber  şahsen veyahut postayla sigorta tahkim komisyonuna müracaatta bulunabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru‘nun değerlendirmeye alabilmesi amacıyla zorunlu Sigortalar hariç, kendisi hususu rizikonun alakalı kuruluşun üyelik tarihinden sonrası ortaya gelmiş olması gereklidir.
Zorunlu Sigortalarda ise kuruluşun Komisyona üye statüsüne  bakılmaksızın, 18.04.2013 gün  sonrası meydana çıkan uyuşmazlıklar amacıyla Komisyona müracaat yapılabilmektedir.
Kendisine uygulanan başvurulara mevzu olan uyuşmazlıkların en hızlı ve isabetli bir şekilde halledilmesi hedefinden yola çıkan Komisyon, sigorta uyuşmazlıkları itibariyle müracaat sahiplerine, mahkeme sürecine göre daha süratli ve henüz basit netice almaları imkanını tanıyan yeni ve kolay bir seçenek sunmaktadır.
Bu çerçevede, Komisyona intikal eden uyuşmazlıkların çözümü, tarafların aksine bir anlaşması bulunmadığı takdirde, Kanunda belirti edilen müddet hudutları amacıyla bağımsız hakemlerce gerçekleştirilecektir.
Sigorta tahkim sistemi, sigorta kuruluşlarının iradi katılması esasına dayanmaktadır.
Dolayısıyla, Komisyona müracaatta bulunabilmeniz amacıyla kendisi yaşadığınız sigorta kuruluşunun sigorta tahkim sistemine kayıtlı olması ve kendisi hususu rizikonun üyelik tarihinden sonrası ortaya gelmiş olması gereklidir.

Ancak, alakalı mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan tahkim sistemi kapsamındaki uyuşmazlıklar amacıyla, alakalı tesis sigorta tahkim sistemine kayıtlı olmasa bile, hak sahipleri Sigortacılık Kanununun 30 uncu fıkrası hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir.
Komisyona müracaat amacıyla sigorta kuruluşuyla aranızda bir ayrı olarak tahkim anlaşması bulunmasına lüzum yoktur.
Tahkim düzeneğinin işleyişinin yapılandırılmasında, Komisyona yapılacak başvurulara ait sürecin kolay ve anlaşılır olmasına bilhassa ehemmiyet verilmiş, müracaat sahiplerine sıkıntı getirebilecek komplike ve bürokratik işlemlerden yeterli olduğunu düşündüğü kadarı ile kaçınılmıştır.
Komisyona müracaatta bulunabilmeniz için lazım olan şartlar gerçekleştiğinde yalnızca yapmanız gereken; internet sitesinden veyahut Komisyondan temin edebileceğiniz müracaat formunu doldurmak, ihtiyaç duyulan belgeleri ilave etmek ve müracaat ücretini yatırdığınızı gösteren makbuzun bir örneğiyle beraber Komisyona ulaştırmaktan ibarettir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Nasıl Başvurulur

Tahkim sistemine kayıtlı bir sigorta kuruluşu ile kendisi yaşadığınızda ilk olarak bu uyuşmazlığın çözümü amacıyla alakalı sigorta kuruluşuna başvurmanız gerekmektedir.
Sigorta kuruluşunun başvurunuza cevap olarak gönderdiği son yazı talebinizi karşılamadıysa ya da sigorta kuruluşundan 15 iş günü (Trafik Sigortasında 15 gün) amacıyla yazılı bir yanıt alamadıysanız, kuruluştan aldığınız cevabi yazı (sigorta kuruluşu size yanıt vermediyse sigorta kuruluşuna müracaatta bulunduğunuzu kanıtlayan belgeler) ve iddianızın ispatına yarayacak başka dokümanlarla beraber Komisyona başvurabilirsiniz.
Komisyona başvurunuzu postayla veyahut şahsen yapabilirsiniz.
Sigortacılıkta Tahkime Ait Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca Komisyona başvuruların müracaat formu doldurularak yapması mecburidir.

Sadece ıslak imzalı müracaat formları kabul edilecek olması esas alınırken, faksla uygulanan başvurular öneme alınmayacaktır.
Başvuru formu bilgisayar üstünde doldurulduğu takdirde çıktısının alınıp imzalandıktan sonrası Komisyona iletilmesi gereklidir.
Tahkime ya da Tüketici Meseleleri Hakem Heyeti’ne intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili başvurular da Komisyon doğrulusunda değerlendirilmeyecektir.
Başvuru formunuza, Müracaat sahibi gerçek kişilerin geçerli bir kimlik dokümanı ( Nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport v.b.) fotokopisi, sigorta sözleşmeniz/poliçeniz ve talebinizle alakalı başka belgelerin yanı sıra, müracaat masrafının yatırıldığını gösteren banka makbuzunu da eklemeyi unutmayınız.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

DESTEKTEN YOKSUN KALMA DAVASI ARŞİVİNE GÖZ ATIN

Hukuki açıdan yaşadığınız sorunlarınızı ve sorularınıza ön bilgilendirme amaçlı
yazdığımız geniş kapsamlı makale arşivimiz ile sizde destekten yoksun kalma davası konusuda bilgi edinin..

Tıklayın

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

19 Ocak 2018

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

TAZMİNAT DAVASI – ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT – AKTİF DÖNEM İÇİN GİYDİRİLMİŞ ÜCRET ÜZERİNDEN ORANLAMA YAPILMASININ YERİNDE OLUŞU – DAVALININ İSTİNAF YOLUNA BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜ – ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASI

ÖZET: Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Tazminat Davasında İddialar

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile: davacıların …… istikametinden Bursa istikametine seyir halinde iken tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, müteveffanın davacı olan anne babasına uzun yıllar destek olacağım belirterek, destekten yoksun kalmalarından dolayı şimdilik her bir davacı için 1.000,0 TL. ve ayrıca her davacı için 100,00 TL. cenaze gideri ve 100,00 TL. ulaşım gideri talep ettiklerini, bu tazminatların 18/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan .. .. … plakalı aracın 24/03/2015 – 2016 tarihleri arasındaki dönem için ZMM sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından dava şartının yerine getirilmeden yani sigorta şartına başvurmadan dava açtığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması Yerel Mahkemenin Kararı

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen kazada sürücü K. A’ın %75, yolcu olarak araçta bulunan V. A.’un %25 oranında kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama neticesinde; davacı anne S. A.’nun 56.783,85 TL., baba H. A.’nun ise 59.353,36 TL. destekten yoksun kaldığını, 1,684,40 TL. cenaze gideri, ve 260,00 TL. ulaşım gideri olduğu belirtilerek bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 20/05/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirretten tahsiline karar verilmiştir.

Trafik kazası tazminat

Tarafların İstinaf İtirazları

Davalı sigorta şirketi vekili İstinaf sebebi olarak; davacıların kazada vefat eden V. A.’un aynı zamanda mirasçıları olduğunu, ödeme yapılacak tazminat yönünden davalı sigorta şirketi tarafından bu davacılara rücu edileceğini, rücu edilmesinden dolayı davacıların uhdesinde alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, öncelikle davanın bu sebeple reddi gerektiğini, 6704 sayılı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik nedeniyle kendi ölümüne neden olan sürücülerin ve sürücülerin eylemlerinden sorumlu araç işletenlerinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası genel şartları gereğince de talebin teminat dışında kaldığını, hükme esas alınan tazminat hesaplamasında müteveffanın gelirinin brüt asgari ücretin 1,66 katı olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, aktif dönem için kaza tarihindeki bilinen son aylık net ücret ile aylık net asgari ücretin oranlanmak suretiyle katsayı belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini ve yine cenaze giderleri ve ulaşım giderlerinin dolaylı zarar kapsamında olmasından dolayı poliçe teminatı dışında olduğunu, bu kalemlerden dolayı verilen tazminat kararının doğru olmadığını belirterek, Bursa 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 26/09/2017 tarih 2016/706 Esas 2017/963 sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde; İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yeniden yargılama yapıldığı takdirde müvekkilleri için 260,00 TL ulaşım gideri, 1.687,40 TL defin gideri ile H. A. için 80.050,45 TL ve S. A. için 76.584,93 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İstinaf Mahkemesini Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararı Nedeniyle Kararı

Davacıların oğlu olan V. A.’un işleteni olduğu .. .. …. plakalı araçta yolcu olarak bulunurken, sürücü K. A.’ın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde V. A. vefat etmiştir.

Davacılar murisleri olan oğullarının ölümü nedeniyle; destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri ve ulaşım gideri maddi tazminatı kaza yapan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan davalı sigorta şirketinden talep etmektedirler.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı sigorta şirketi İstinaf yoluna müracaat ederek, kazada vefat eden V. A.’un kaza yapan aracın maliki yani işleteni olduğu, sürücü K. A.’ın ise alkolü ve ehliyetsiz olarak aracı kullandığını, bundan dolayı ödenecek tazminat nedeniyle işletenin mirasçılarına rücu edileceğini, ölenin mirasçılarının da davacılar olduğunu, bundan ötürü alacaklı/borçlu sıfatının davacılarda birleştiğim, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada; ölen V. A.’un brüt aylık geliri ile brüt asgari ücretin oranlandığını, oysaki net ücret ile net asgari ücretin oranlanması gerektiğini, bu sebeple hesaplamanın yanlış olduğunu, talep edilen cenaze ve defin giderlerinin dolaylı zarar olması nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğunu, ayrıca sigorta genel şartlarının 01/06/2015 tarihinde değiştiğini, yine 2918 sayılı Trafik ve Karayolları Kanununun 6704 sayılı torba yasa ile değiştirilmesi nedeniyle talep edilen tazminatın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalının istinaf yoluna başvuru sebepleri aşağıdaki şekilde tek tek değerlendirilmiştir.

Davalı vekili 01/06/015 tarihinde sigorta genel şartlarında, 2016 yılında ise Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapıldığını, bu değişiklik neticesinde; talep edilen tazminatın poliçe teminatı dışında kaldığını belirtmiş ise de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi 24/03/015 tarihinde düzenlenmiştir. Bu tarihten sonra sigorta genel şartlarında ve Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılmıştır. Poliçedeki teminatların kapsamı poliçenin düzenlendiği tarihe göre esas alınır.

Davalı tarafından istinaf sebebi olarak, alacaklı/borçlu sıfatının davacılar üzerinde birleştiği ileri sürülmüş ise de; davacıların destekten yoksun kalma talepleri miras ilişkisine dayalı olmayıp üçüncü kişi olarak zarar gören kapsamında hüküm altına alınan bir tazminat olması nedeniyle, davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı, yol gideri, cenaze ve defim giderlerini dolaylı zarar kapsamında olması nedeniyle poliçe teminatı dışında olduğunu belirtmiş ise de, ölüm sebebiyle yapılan giderler poliçe teminatı dahilinde olup talep edilebilecek tazminat türüdür. Davalı, bu tazminat kalemleri için müftülük ve belediye tarafından verilen cevabi yazılarda herhangi bir gider alınmadığı belirtilmesine rağmen bu kalemler yönünden tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, cenaze ve defin giderleri yerel örf ve adetlere göre alınan giderlerdir. Çoğu zaman bu giderlerin belgelendirilmesi mümkün değildir.

Ülkemizin bütün bölgelerinde mevlüdler okutulmakta, belli günler sayısınca taziye gelenler ağırlanmaktadır. Mahkemece, bu giderler yönünden müftülüğe ve belediye başkanlığına müzekkere yazılmıştır. Müftülük tarafından verilen cevabi yazıda; yapılan harcamaların rayiç değerinin bilinmediği belirtilmiş, belediye tarafından verilen cevabi yazıda ise; mezar yeri, yıkama işlemleri için ücret alınmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından ise müftülük ve belediye tarafından herhangi bir fiyat bildirilmediğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince memurlara yapılan cenaze yardımı bedeli kıyasen uygulanmıştır.

Cenaze ve defin gideri sadece mezar yeri bedeli ve yıkama giderinden ibaret değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi taziyede misafir ağırlanması, mevlüd okutulması, taziyeye gelenlere yemek verilmesi gibi giderleri de kapsamaktadır. Bu giderler çoğu zaman belgelendirilememektedir. Bu nedenle bilirkişi tarafından kıyasen devlet memurlarına yapılan yardımın esas alınması ve alınan miktar dairemizce piyasa şartlarına göre makul bulunmuştur. Ancak cenaze giderleri ortak yapılan ve bir defa yapılan giderlerdir. Her davacı için ayrı ayrı yapılmamaktadır. Her davacı ayrı ayrı cenaze gideri yapmış ise bunun açıklanması gerekmektedir.

Mevcut davada ne tür cenaze gideri yapıldığı açıklanmamıştır. Her bir davacının ayrı ayrı gider yaptığı da belirtilmemiştir. Sadece cenaze gideri talep edildiği belirtilmiştir. Bu sebeple her davacı için ayrı ayrı cenaze giderine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bundan dolayı bilirkişi tarafından makul miktar olarak kabul edilen devlet memurlarına ödenen bedel olan 843,70 TL’nin cenaze yardımı olarak yarı oranında davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. Bu sebeple; davacı H. A. için 421,85 TL, davacı S. A. için 421,85 TL cenaze yardımı olmak üzere her iki davacı için toplam 843,70 TL cenaze yardımı yapılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu hususta vermiş olduğu karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek bu şekilde hüküm altına alınmıştır.

Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için trafik kazası tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kısmen kabulüne karar verilerek;  hüküm kurulmuştur.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

18 Ocak 2018

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Uyuşmazlık yaşadığınız sigorta kuruluşu, Sigorta Tahkim Komisyonu’na kayıtlı ise ve müracaatta bulunduğunuzda sigorta kuruluşu talebinizi tamamıyla ya da kısmen red etmiş olabilir. Ya da talebinize müracaat tarihinden sonrası 15 iş günü (Trafik Sigortasında 15 gün) yazılı olarak yanıt vermediyse tahkime başvuru hakkınız bulunmaktadır. Tahkime Müracaat formunu noksansız doldurup ekindeki dokümanlarla beraber  şahsen veyahut postayla sigorta tahkim komisyonuna müracaatta bulunabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru‘nun değerlendirmeye alabilmesi amacıyla zorunlu Sigortalar hariç, kendisi hususu rizikonun alakalı kuruluşun üyelik tarihinden sonrası ortaya gelmiş olması gereklidir.
Zorunlu Sigortalarda ise kuruluşun Komisyona üye statüsüne  bakılmaksızın, 18.04.2013 gün  sonrası meydana çıkan uyuşmazlıklar amacıyla Komisyona müracaat yapılabilmektedir.
Kendisine uygulanan başvurulara mevzu olan uyuşmazlıkların en hızlı ve isabetli bir şekilde halledilmesi hedefinden yola çıkan Komisyon, sigorta uyuşmazlıkları itibariyle müracaat sahiplerine, mahkeme sürecine göre daha süratli ve henüz basit netice almaları imkanını tanıyan yeni ve kolay bir seçenek sunmaktadır.
Bu çerçevede, Komisyona intikal eden uyuşmazlıkların çözümü, tarafların aksine bir anlaşması bulunmadığı takdirde, Kanunda belirti edilen müddet hudutları amacıyla bağımsız hakemlerce gerçekleştirilecektir.
Sigorta tahkim sistemi, sigorta kuruluşlarının iradi katılması esasına dayanmaktadır.
Dolayısıyla, Komisyona müracaatta bulunabilmeniz amacıyla kendisi yaşadığınız sigorta kuruluşunun sigorta tahkim sistemine kayıtlı olması ve kendisi hususu rizikonun üyelik tarihinden sonrası ortaya gelmiş olması gereklidir.

Ancak, alakalı mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan tahkim sistemi kapsamındaki uyuşmazlıklar amacıyla, alakalı tesis sigorta tahkim sistemine kayıtlı olmasa bile, hak sahipleri Sigortacılık Kanununun 30 uncu fıkrası hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir.
Komisyona müracaat amacıyla sigorta kuruluşuyla aranızda bir ayrı olarak tahkim anlaşması bulunmasına lüzum yoktur.
Tahkim düzeneğinin işleyişinin yapılandırılmasında, Komisyona yapılacak başvurulara ait sürecin kolay ve anlaşılır olmasına bilhassa ehemmiyet verilmiş, müracaat sahiplerine sıkıntı getirebilecek komplike ve bürokratik işlemlerden yeterli olduğunu düşündüğü kadarı ile kaçınılmıştır.
Komisyona müracaatta bulunabilmeniz için lazım olan şartlar gerçekleştiğinde yalnızca yapmanız gereken; internet sitesinden veyahut Komisyondan temin edebileceğiniz müracaat formunu doldurmak, ihtiyaç duyulan belgeleri ilave etmek ve müracaat ücretini yatırdığınızı gösteren makbuzun bir örneğiyle beraber Komisyona ulaştırmaktan ibarettir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Nasıl Başvurulur

Tahkim sistemine kayıtlı bir sigorta kuruluşu ile kendisi yaşadığınızda ilk olarak bu uyuşmazlığın çözümü amacıyla alakalı sigorta kuruluşuna başvurmanız gerekmektedir.
Sigorta kuruluşunun başvurunuza cevap olarak gönderdiği son yazı talebinizi karşılamadıysa ya da sigorta kuruluşundan 15 iş günü (Trafik Sigortasında 15 gün) amacıyla yazılı bir yanıt alamadıysanız, kuruluştan aldığınız cevabi yazı (sigorta kuruluşu size yanıt vermediyse sigorta kuruluşuna müracaatta bulunduğunuzu kanıtlayan belgeler) ve iddianızın ispatına yarayacak başka dokümanlarla beraber Komisyona başvurabilirsiniz.
Komisyona başvurunuzu postayla veyahut şahsen yapabilirsiniz.
Sigortacılıkta Tahkime Ait Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca Komisyona başvuruların müracaat formu doldurularak yapması mecburidir.

Sadece ıslak imzalı müracaat formları kabul edilecek olması esas alınırken, faksla uygulanan başvurular öneme alınmayacaktır.
Başvuru formu bilgisayar üstünde doldurulduğu takdirde çıktısının alınıp imzalandıktan sonrası Komisyona iletilmesi gereklidir.
Tahkime ya da Tüketici Meseleleri Hakem Heyeti’ne intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili başvurular da Komisyon doğrulusunda değerlendirilmeyecektir.
Başvuru formunuza, Müracaat sahibi gerçek kişilerin geçerli bir kimlik dokümanı ( Nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport v.b.) fotokopisi, sigorta sözleşmeniz/poliçeniz ve talebinizle alakalı başka belgelerin yanı sıra, müracaat masrafının yatırıldığını gösteren banka makbuzunu da eklemeyi unutmayınız.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

13 Aralık 2017

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Günümüzden destekten yoksun kalma tazminatı karşımıza, genel olarak iş kazaları yada trafik kazalarında meydana gelen ölüm olaylarından sonra ortaya çıkan bir sorundur. Bunun sebebi ise kazalarda meydana gelen ölüm olaylarında, geriden kalan mirasçıların vefat edenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalacağından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı olarak mirasçı olan kişiler dava açmak suretiyle alabilmektedir.

Destek tazminatı hesaplanırken, hesap uzmanları birçok kriteri göz önünde bulundurmaktadır. Bu kriterlerden en önemlisi meydana gelen kaza veya olayda kusur oranıdır. Çünkü bu dava sonucu çıkacak tazminat miktarını kusur oranında alacaktır. Örneğin %50 kusur olması durumunda çıkan tazminatının % 50 si destek tazminatı olarak karar verilecektir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası

Trafik kazalarında yada iş kazalarında yukarda anlatılan konunun üzerine kusur tespitinin nasıl yapılmadığı merak edile bilinir. Cevaplayacak olursak bu kazalar sonucu mutlaka ceza davası açılmaktadır. Bu ceza davalarının konusu “Taksirle Ölüme Sebebiyet” verme suçu şeklindedir. Bu dava ceza mahkemesinde görülürken olay incelenmesi, delillerin toplanması, ifadelerin alınması sonucu olayın çeşidine önemine, uzmanlık istemesi halinde o konun uzmanı olmak kaydı ile birden fazla bilirkişiye inceleme yaptırılır.

Bunun yanı sıra iş kazası sonucu ölümlerde SGK’a ait müfettişleri de  olayın iş kazası olup olmadığı, kusurlu durumlarını ayrıca inceleyerek rapor hazırlamaktadırlar. Bu raporlarda ayrıca mahkemeye sunulmaktadır. Raporların çok olması çelişki ve yanlışlık olması halinde en son kurum olan Adli Tıp Başkanlığından rapor alınmaktadır. Ceza mahkemesi toplanan deliller, alınan ifadeler ve en önemlisi ise hazırlanan uzman bilirkişi raporlarına göre kusur tespiti yapılarak kararını açıklamaktadır.

İş kazası Yada Trafik kazasında talepler incelendiğinde  Destekten Yoksun kalma tazminatına en büyük etkiyi ceza davasını yaptığı yukarda anlattığımız hususlarda anlaşılmaktadır. Bu nedenle Destekten yoksun kalma tazminatı talep edilirken aynı zamanda ceza davasını da iyi bir şekilde takip edilmesi önem kazanmaktadır. Bu nedenle bu konularda sertifika sahibi ve bu konularda tecrübe etmiş avukatlardan danışmanlık ve avukatlık hizmetinin alınması çok önemlidir.

Burada uyarılması gereken en önemli konu bu davalarda yetkisinin olmamasına rağmen danışmanlık veya iş takipçiliği adına bu kişilere vekalet verilmesi durumunda yaşanacak olumsuzluklarda hak kaybına uğramanız kaçınılmaz olacaktır.

Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı

4 Ağustos 2016

Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı Edinmek Neden Önemli

Her iki taraf içinde oldukça zor bir durum olmakta olan boşanma durumu için tarafların sorunsuz ve hızlı bir mahkeme süreci geçirmelerinde oldukça önemli bir rol oynamakta olan boşanma avukatları, müvekkillerinin tüm süreç boyunca en iyi şekilde temsil edilmesinde oldukça büyük rol oynamaktadır. Evlilik kurumu oldukça önemli bir kurum olmakta olup bu kurumun taraflar adına bitirilmesi anlamına gelen boşanma işleminin gerçekleşe bilmesi için ülkemizde 4721 sayılı medeni kanuna göre belirlenmiş olan hükümlerden en az birinin kesinlikle sağlanması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda tarafların başvurusu durumunda gerekli hukuki işlemler yapılmaya başlanmakta ve gerekli işlemler sonucunda boşanma işlemi gerçekleştirilebilmektedir.

Boşanma davalarında tarafların tüm haklarının sonuna kadar savunulması en önemli unsur olmaktadır bu sebepten dolayı kesinlikle alanında son derece bilgili ve deneyimli olan boşanma avukatları tercih edinilmesi, tüm hukuksal durumun onlar eşliğinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Tutulmakta olan avukatın kalitesi tarafların en iyi şekilde temsilinde ve tüm haklarının sonuna kadar kullanılmasında büyük önemi bulunmaktadır. Özellikle çocuklu aileler için velayet alımı, mal paylaşımı veya nafaka gibi hakların en iyi şekilde sağlanması tamamen boşanma avukatları görevleri arasında yer almaktadır. Bu sebeplerden dolayı doğru avukatı tutmak oldukça önemli ve kazançlı bir unsur olmakta, davanın tarafları için olabildiğince iyi geçmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Tüm boşanma davalarında verilmekte olan avukatlık hizmeti ücretleri ise davanın durumuna göre belirlenmekte ve bildirilip anlaşmaya varılmaktadır.

Ankara Avukat Hizmetleri

4 Ağustos 2016

Tüm Bireysel ve Kurumsal Hukuki İşlemleriniz İçin Ankara Avukat Hizmetleri

Birçok farklı alanda sizin veya kurumunuzun karşılaşabileceği çok sayıda hukuksal durum meydana gelebilmekte ve gerekli destek alınmadan bu durumlar bireylere veya kurumlara oldukça büyük zararlar verebilmektedir. Bu gibi durumlar için ihtiyaç duymakta olduğunuz tüm hukuksal desteği sağlayabilmekte olan avukatlık büromuz sizler ve kurumlarınız için en iyi Ankara avukatları ile birlikte kaliteli hukuksal hizmetler vermektedir. Tüm hukuksal durumlar için bünyemizde bulunmakta olan yetenekli avukatlarımız ile sizlere en iyi sonuçları garantilemekte olan büromuz ceza hukuku, miras hukuku, boşanma davaları, idare hukuku ve tazminat hukuku gibi alanlarda Ankara dahilinde hizmet vermekte olan en kaliteli avukatları barındırmaktadır. İhtiyaç duymakta olduğunuz tüm durumlarda özellikle kurumsal yapılarınızın tüm haklarının savunulmasında Ankara avukatları içerisinde en tecrübeli avukatları bünyesinde barındırmakta olan büromuz şirketleriniz için en başarılı işlemleri yürütmektedir.  Tüm hizmetlerimizden ister sürekli isterseniz de hukuksal durumunuz için tek seferlik olarak yardım alabileceğiniz avukatlık büromuz, tüm işlemlerinde son derece titiz davranarak sizleri her türlü olumsuzluktan korumakta ve hukuksal durumunuzdan en karlı şekilde çıkmanızı sağlamayı temin etmektedir. Bakmakta olduğumuz tüm hukuksal alanlarda Ankara avukatları içerisinde kazanmış olduğumuz deneyim ve tecrübeler sonucunda sizlere ve kurumunuza en kaliteli hizmetleri sağlayabilmekte olan avukatlık büromuz, her türlü adli ve hukuksal durumunuz için en iyi hizmetleri sağlamaktadır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

DESTEKTEN YOKSUN KALMA DAVASI ARŞİVİNE GÖZ ATIN

Hukuki açıdan yaşadığınız sorunlarınızı ve sorularınıza ön bilgilendirme amaçlı
yazdığımız geniş kapsamlı makale arşivimiz ile sizde destekten yoksun kalma davası konusuda bilgi edinin..

Tıklayın

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması

TAZMİNAT DAVASI – ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT – AKTİF DÖNEM İÇİN GİYDİRİLMİŞ ÜCRET ÜZERİNDEN ORANLAMA YAPILMASININ YERİNDE OLUŞU – DAVALININ İSTİNAF YOLUNA BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜ – ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASI

ÖZET: Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Tazminat Davasında İddialar

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile: davacıların …… istikametinden Bursa istikametine seyir halinde iken tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, müteveffanın davacı olan anne babasına uzun yıllar destek olacağım belirterek, destekten yoksun kalmalarından dolayı şimdilik her bir davacı için 1.000,0 TL. ve ayrıca her davacı için 100,00 TL. cenaze gideri ve 100,00 TL. ulaşım gideri talep ettiklerini, bu tazminatların 18/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan .. .. … plakalı aracın 24/03/2015 – 2016 tarihleri arasındaki dönem için ZMM sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından dava şartının yerine getirilmeden yani sigorta şartına başvurmadan dava açtığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması Yerel Mahkemenin Kararı

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen kazada sürücü K. A’ın %75, yolcu olarak araçta bulunan V. A.’un %25 oranında kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama neticesinde; davacı anne S. A.’nun 56.783,85 TL., baba H. A.’nun ise 59.353,36 TL. destekten yoksun kaldığını, 1,684,40 TL. cenaze gideri, ve 260,00 TL. ulaşım gideri olduğu belirtilerek bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 20/05/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirretten tahsiline karar verilmiştir.

Trafik kazası tazminat

Tarafların İstinaf İtirazları

Davalı sigorta şirketi vekili İstinaf sebebi olarak; davacıların kazada vefat eden V. A.’un aynı zamanda mirasçıları olduğunu, ödeme yapılacak tazminat yönünden davalı sigorta şirketi tarafından bu davacılara rücu edileceğini, rücu edilmesinden dolayı davacıların uhdesinde alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, öncelikle davanın bu sebeple reddi gerektiğini, 6704 sayılı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik nedeniyle kendi ölümüne neden olan sürücülerin ve sürücülerin eylemlerinden sorumlu araç işletenlerinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası genel şartları gereğince de talebin teminat dışında kaldığını, hükme esas alınan tazminat hesaplamasında müteveffanın gelirinin brüt asgari ücretin 1,66 katı olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, aktif dönem için kaza tarihindeki bilinen son aylık net ücret ile aylık net asgari ücretin oranlanmak suretiyle katsayı belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini ve yine cenaze giderleri ve ulaşım giderlerinin dolaylı zarar kapsamında olmasından dolayı poliçe teminatı dışında olduğunu, bu kalemlerden dolayı verilen tazminat kararının doğru olmadığını belirterek, Bursa 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 26/09/2017 tarih 2016/706 Esas 2017/963 sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde; İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yeniden yargılama yapıldığı takdirde müvekkilleri için 260,00 TL ulaşım gideri, 1.687,40 TL defin gideri ile H. A. için 80.050,45 TL ve S. A. için 76.584,93 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İstinaf Mahkemesini Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararı Nedeniyle Kararı

Davacıların oğlu olan V. A.’un işleteni olduğu .. .. …. plakalı araçta yolcu olarak bulunurken, sürücü K. A.’ın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde V. A. vefat etmiştir.

Davacılar murisleri olan oğullarının ölümü nedeniyle; destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri ve ulaşım gideri maddi tazminatı kaza yapan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan davalı sigorta şirketinden talep etmektedirler.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı sigorta şirketi İstinaf yoluna müracaat ederek, kazada vefat eden V. A.’un kaza yapan aracın maliki yani işleteni olduğu, sürücü K. A.’ın ise alkolü ve ehliyetsiz olarak aracı kullandığını, bundan dolayı ödenecek tazminat nedeniyle işletenin mirasçılarına rücu edileceğini, ölenin mirasçılarının da davacılar olduğunu, bundan ötürü alacaklı/borçlu sıfatının davacılarda birleştiğim, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada; ölen V. A.’un brüt aylık geliri ile brüt asgari ücretin oranlandığını, oysaki net ücret ile net asgari ücretin oranlanması gerektiğini, bu sebeple hesaplamanın yanlış olduğunu, talep edilen cenaze ve defin giderlerinin dolaylı zarar olması nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğunu, ayrıca sigorta genel şartlarının 01/06/2015 tarihinde değiştiğini, yine 2918 sayılı Trafik ve Karayolları Kanununun 6704 sayılı torba yasa ile değiştirilmesi nedeniyle talep edilen tazminatın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalının istinaf yoluna başvuru sebepleri aşağıdaki şekilde tek tek değerlendirilmiştir.

Davalı vekili 01/06/015 tarihinde sigorta genel şartlarında, 2016 yılında ise Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapıldığını, bu değişiklik neticesinde; talep edilen tazminatın poliçe teminatı dışında kaldığını belirtmiş ise de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi 24/03/015 tarihinde düzenlenmiştir. Bu tarihten sonra sigorta genel şartlarında ve Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılmıştır. Poliçedeki teminatların kapsamı poliçenin düzenlendiği tarihe göre esas alınır.

Davalı tarafından istinaf sebebi olarak, alacaklı/borçlu sıfatının davacılar üzerinde birleştiği ileri sürülmüş ise de; davacıların destekten yoksun kalma talepleri miras ilişkisine dayalı olmayıp üçüncü kişi olarak zarar gören kapsamında hüküm altına alınan bir tazminat olması nedeniyle, davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı, yol gideri, cenaze ve defim giderlerini dolaylı zarar kapsamında olması nedeniyle poliçe teminatı dışında olduğunu belirtmiş ise de, ölüm sebebiyle yapılan giderler poliçe teminatı dahilinde olup talep edilebilecek tazminat türüdür. Davalı, bu tazminat kalemleri için müftülük ve belediye tarafından verilen cevabi yazılarda herhangi bir gider alınmadığı belirtilmesine rağmen bu kalemler yönünden tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, cenaze ve defin giderleri yerel örf ve adetlere göre alınan giderlerdir. Çoğu zaman bu giderlerin belgelendirilmesi mümkün değildir.

Ülkemizin bütün bölgelerinde mevlüdler okutulmakta, belli günler sayısınca taziye gelenler ağırlanmaktadır. Mahkemece, bu giderler yönünden müftülüğe ve belediye başkanlığına müzekkere yazılmıştır. Müftülük tarafından verilen cevabi yazıda; yapılan harcamaların rayiç değerinin bilinmediği belirtilmiş, belediye tarafından verilen cevabi yazıda ise; mezar yeri, yıkama işlemleri için ücret alınmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından ise müftülük ve belediye tarafından herhangi bir fiyat bildirilmediğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince memurlara yapılan cenaze yardımı bedeli kıyasen uygulanmıştır.

Cenaze ve defin gideri sadece mezar yeri bedeli ve yıkama giderinden ibaret değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi taziyede misafir ağırlanması, mevlüd okutulması, taziyeye gelenlere yemek verilmesi gibi giderleri de kapsamaktadır. Bu giderler çoğu zaman belgelendirilememektedir. Bu nedenle bilirkişi tarafından kıyasen devlet memurlarına yapılan yardımın esas alınması ve alınan miktar dairemizce piyasa şartlarına göre makul bulunmuştur. Ancak cenaze giderleri ortak yapılan ve bir defa yapılan giderlerdir. Her davacı için ayrı ayrı yapılmamaktadır. Her davacı ayrı ayrı cenaze gideri yapmış ise bunun açıklanması gerekmektedir.

Mevcut davada ne tür cenaze gideri yapıldığı açıklanmamıştır. Her bir davacının ayrı ayrı gider yaptığı da belirtilmemiştir. Sadece cenaze gideri talep edildiği belirtilmiştir. Bu sebeple her davacı için ayrı ayrı cenaze giderine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bundan dolayı bilirkişi tarafından makul miktar olarak kabul edilen devlet memurlarına ödenen bedel olan 843,70 TL’nin cenaze yardımı olarak yarı oranında davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. Bu sebeple; davacı H. A. için 421,85 TL, davacı S. A. için 421,85 TL cenaze yardımı olmak üzere her iki davacı için toplam 843,70 TL cenaze yardımı yapılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu hususta vermiş olduğu karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek bu şekilde hüküm altına alınmıştır.

Davalı tarafından; bilirkişinin ölenin brüt son maaşı ile asgari ücretin brüt bedeli arasında oranlama yapılmasına itiraz edilmiş ise de, bilirkişi tarafından bu oranlama sadece aktif dönem için yapılmıştır. Pasif dönem için yapılmamıştır. Şöyle ki; destekten yoksun kalan davacılar için ön görülen yaşam süreleri müteveffanın pasif dönemine yetişmemektedir. Dolayısıyla müteveffanın pasif dönemi yönünden davacılar için trafik kazası tazminat, hesaplaması yapılmamıştır. Zaten davalı vekili tarafından da aktif dönem için yapıldığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Aktif dönem için ise giydirilmiş ücret üzerinden oranlama yapılması yerindedir. Bu sebeple davalının itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu sebeple, davalının istinaf yoluna başvurusunun yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kısmen kabulüne karar verilerek;  hüküm kurulmuştur.

Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması
  1. Trafik Kazası Ölüm Ve Cismani Zararın Hesaplanması TAZMİNAT DAVASI – ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT – AKTİF DÖNEM İÇİN GİYDİRİLMİŞ ÜCRET ÜZERİNDEN ORANLAMA

    Devamı...!

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru
  1. Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Uyuşmazlık yaşadığınız sigorta kuruluşu, Sigorta Tahkim Komisyonu’na kayıtlı ise ve müracaatta bulunduğunuzda sigorta kuruluşu talebinizi tamamıyla ya da kısmen red etmiş

    Devamı...!

Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı
  1. Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı Edinmek Neden Önemli Her iki taraf içinde oldukça zor bir durum olmakta olan boşanma durumu için tarafların sorunsuz ve

    Devamı...!

Ankara Avukat Hizmetleri
  1. Tüm Bireysel ve Kurumsal Hukuki İşlemleriniz İçin Ankara Avukat Hizmetleri Birçok farklı alanda sizin veya kurumunuzun karşılaşabileceği çok sayıda hukuksal durum meydana gelebilmekte ve gerekli

    Devamı...!

İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok
  1. İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok Hukukun hayatın genelini bir düzen içerisinde yürüttüğünü düşünürsek iş alanında dahi onun varlığı ile hareket etmemiz gerektiğini anlar ve

    Devamı...!

İLETİŞİM FORMU

İletişim Formu

https://ilkayuyarkaba.av.tr Avukat | İş Hukuku Avukatı | Anlaşmalı Boşanma | Tapu İptal Davası | Velayet | Tenkis Davası | Tanıma Tenfiz |